|
1. Ahşap pencereler güzeldir.
Buna zaten kimsenin bir itirazı yok, herkes ahşabı seviyor. Ama ahşap “gülü
seven dikenine katlanır” deyimini geçersiz kılıyor galiba, çünkü dikeni yok.
Ahşap pencerenin “güzel” olması görüntüsünden mi yoksa yaptığı görev için
“doğru” seçim olmasından mı geliyor acaba?
2. Ahşap pencereler uzun ömürlüdür.
İngiliz standartları çam doğramalar için 60 yıl hizmet ömrü veriyor,
etrafımızda 100 yıldan beri çalışan pencereler bulmak mümkün. Bize
inanmıyorsanız Greenpeace'a ( http://archive.greenpeace.org/~toxics/pvcdatabase/productalt.html
) sorun PVC pencereler için verdikleri ömür 20-25 yıl. Ayrıca ahşap
paslanmaz, korozyona uğramaz, mor ötesi ışınların etkisiyle kırılganlaşmaz.
3. Ahşap pencereler boyut ve şekil değiştirmez.
Ahşap üstün mekanik özelliklere sahiptir. Ahşabın taşıma gücü, eğrilme ve
bükülmeye direnci, ısı değişiklikleri ile boyut değiştirmemesi, onu pencere
üretimi için en ideal malzeme yapmaktadır. Örneğin metal doğramalar ısı ile
boyut değiştirir ve bu da kasa kanat arasındaki uyumu etkiler, sonuç olarak
bir metal doğramanın hava sızdırması 20°C ile 50°C arasında iki kat
artabilmektedir. Aynı ısı değişimi ahşap doğramada hiçbir değişiklik yapmaz.
4. Ahşap pencerelerin bakımı ve tamiri kolay.
PVC pencere üreticilerinin “bakım istemez” sloganları çok ilginçtir. PVC ve
alüminyum bakım kabul etmiyor ki! Ahşap pencerelerini 5-8 yılda bir boyamanız
gerekebilir, ama onu 100 yıl kullanabilirsiniz. PVC pencerenizi ise en fazla
25 yıl sonunda çöpe atmak zorundasınız. En büyük hasara uğramış, çürümüş
ahşap pencereyi bile bir marangozun tamir etmesi kolaydır. Çürük kısım
kesilip atılır yerine sağlam malzeme eklenir. ahşabın vida tutama kabiliyetinin
yüksek olması da çok büyük bir avantaj, kolayca bozulan menteşeleri
değiştirebilir, pencere kolunu yenileyebilirsiniz.
5. Ahşap her sekle girer.
Ahşap pencereler sınırsız şekil, doku ve renk olanağı sunar. Ayrıca renk
değiştirme olanağı tabi, aynı pencereye bakmaktan sıkılırsanız rengini
değiştirebilirsiniz.
6. Ahşap pencereler güvenlidir.
Lamine masif ahşap eğrilip bükülmediği için, rüzgar yüklerine dayanıklıdır.
Hırsızlar da ahşap pencereleri sevmezler. Ahşap doğramayı PVC gibi kesmek
veya kanadı kasadan ayırmak kolay değildir. Bu sorunu aşmak için ahşap
dışındaki pencerelerde karmaşık ve pahalı mekanizmalar kullanılmaya
başlanmıştır ama bunlar da henüz yetenekli hırsızlarla baş edememektedir.
7. Ahşap pencereler ekonomiktir.
Bütün yukarıda sayılan özelliklerinden dolayı ahşap pencerelerin ilk yatırım
maliyeti bile PVC ve metal pencerelerden daha düşüktür. Fiyat karşılaştırması
yaparken çok sık düştüğümüz bir hata var. Karşılaştırma aynı performansı
gösteren iki ürün arasında yapılmalıdır. Uzun vadede ise ahşap,
alternatiflerine göre çok daha ucuzdur.
8. Ahşap pencerenin montajı kolaydır.
Ahşap hata kabul eder. Kör kasada veya pencerenin kendisinde ufak tefek boyut
hataları montaj sırasında sıradan bir marangoz tarafından düzeltilebilir...
9. Ahşap ısı yalıtımı konusunda şampiyon!
Ahşabın ısı yalıtımı özelliği çelikten 400 kat, alüminyumdan 1800 kat daha
fazla. Bir pencerenin ısı yalıtım özelliği sadece çerçeve malzemesine bağlı
değil kuskusuz. Kullanılan camın cinsi, montajı, kasa-kanat arasındaki
boşluk, kullanılan metal bağlantı elemanları, pencerenin duvara montajı hepsi
çok önemli. Diğer bütün şartlar eşit olduğunda bir ahşap pencerenin ısı
yalıtım değeri PVC'den ve ısı köprülü alüminyumdan %10 daha iyi. Çoğunlukla
göz ardı edilen en önemli konu ise bir pencerenin kullanım ömrü boyunca bu
özellikleri muhafaza etmesi. İşte ahşabın pencere malzemesi olarak en önemli
üstünlüğü bu.
10. Ahşap kullanmak çevreyi korur.
Burada sadece küçük bir örnek verelim. PVC pencere üretimi için, aynı boyutlarda
bir ahşap pencereye göre, tam sekiz misli enerji harcıyorsunuz. Üstün ısı
yalıtım özellikleri, üretim sürecinde sebep olabildiği çevre kirliliğinin
azlığı ve en önemlisi; kaynağının yenilenebilir olması, ahşap pencereyi çevre
konusunda rakipsiz kılmaktadır.
Ahşap pencereleri ile başı belada olanların bu yazıyı okurken gülümsedikleri
muhakkak, ama okumaya devam edin. Kabahat ahşapta değil. Kabahat, tasarımda,
şartnamede veya üretimde. Ahşap o kadar mükemmel bir malzeme ki, herkes onun
bu özelliğine güvenerek, yeterli dikkat ve özeni göstermiyor. Çağımızın
gereksinmeleri, ahşap pencere üretiminde de çağdaşlığı gerektiriyor. Pencere
konusunda bazı önemli kaynaklar:
http://windows.lbl.gov/pub
http://www.efficientwindows.org
http://www.nwwda.org
http://www.proholzfenster.de
http://www.bwf.org.uk
http://www.ift-rosenheim.de
http://www.woodforgood.com
http://www.sisecam.com.tr
Ahşap kaynağı yenilenebilen tek yapı malzemesidir.
Bu özelliği, üretimi ve işlenmesi için az enerji istemesi (aynı miktar
alüminyumun ellide biri kadar) dönüşebilir olması ve üstün ısı yalıtım
özellikleri ile birleştirilince onu çağımızın çevre ve enerji sorunlarına en
iyi cevap veren malzemesi yapıyor. Bilinenin aksine ahşap kullanmak
ormanların yaşamasını sağlar . Nitekim ahşabı fazla kullanan ülkelerde orman
alanları devamlı çoğalıyor. Greenpeace de
doğramada ahşabı öneriyor. Ahşap kısa ömürlü değildir .
. Telekomünikasyon hatlarında kullanılan ahşap direklerin hizmet ömrü 50 yıl,
. Su soğutma kulelerinde kullanılan ahşap dolguların 30 yıl,
. Ahşap karayolu köprülerinin 50 yıl,
. Önkorumalı çam doğramanın ise 60 yıl.
aynı alanlarda beton, çelik ve PVC'nin ömürleri bu rakamların yarısına
ulaşmıyor. Pencerelerde ısı kaybı, PVC doğrama ile ahşap doğramaya oranla %
33-35 azalmaktadır!!! ısı-cam'lı ahşap doğramanın U değeri 2.7, PVC'nin ise
3.0'tür. Ahşap doğrama PVC'ye göre %10 daha az ısı geçirir.
Ağaç Cinsinin Seçimi
Ahşabın bir önemli özelliği de birbirinden farklı binlerce türü olması.
Dünyada 20.000'in üzerinde ağaç türü var, iyi araştırılırsa yapılacak işe
uygun tür mutlaka bulunur. Ağaç türleri; renkleri, dokuları, sertlikleri,
taşıma kabiliyetleri, dayanıklılıkları, boya tutma kabiliyetleri, kurutulma
kolaylıkları, lif düzgünlükleriyle birbirlerinden ayrılırlar. Bu konuda
yararlanabileceğiniz iki önemli Web-sitesi var. Birincisi Timber Trade Federation . Burada çok sayıda
ahşap türü listelendiği halde, verilen bilgiler kısıtlı. İkincisi ise Wood Web . Wood Web'de listelenen ağaç
türleri kısıtlı ancak her tür için çok detaylı bilgi verilmiş. Wood Web
ayrıca listesine her ay yeni bir ağaç türü ekliyor. Doğrama için en uygun
ağaç türü olarak sarı çam kullanılmaktadır.
Ahşap ve Su
Su, ahşaba sadece dışarıdan gelen ya da ağacın su iletme işlevinden artakalan
bir yabancı madde değil, onun asıl bileşenlerinden biridir. Ahşaptaki suyun
bir miktarı (%25-30 ) ahşap liflerine kimyasal olarak bağlıdır. Ahşaba
yöneltilen eleştirilerden biri ahşabın çalışması, yani ıslanma ya da ortam
rutubetinin değişmesi ile boyut değiştirmesidir.
"Pencerem döndü iyi kapanmıyor", ya da "yağmur yağdı şişti
açılmıyor” gündelik hayatta sık duyduğumuz şikayetler. Ancak ahşabın seçimi,
kurutulması ve ahşap elemanın tasarımı doğru yapılırsa bu problemler ile
karşılaşılmaz. Her malzemenin çalıştığı unutulmamalıdır. ahşabın boyu ısı
değişince uzayıp kısalmaz Ahşap ısı ile boyut değiştirmez, ısı ile yumuşayıp
sertleşmez. Sadece suyla ve sadece enine kesitlerde bir çalışma söz
konusudur. Suyla bile ahşap boyuna çalışmaz. İşte bu nedenle çok büyük
açıklıklar geçmede ahşap, tasarımcıya büyük olanaklar sağlar. Gündüz-gece
arasındaki ısı farklarının yarattığı problemleri çözmek için olağanüstü detay
çalışmaları yapmak gerekmez. ahşabın nem ile boyut değiştirirken dönmesi,
boyuna kesitinde liflerin düzgünlüğüne dikkat edilerek önlenebilir. Yapılan
iş için bu problem çok önemli ise ahşap lamine edilmelidir.
Nem Oranı
Ahşabın nem oranı (rutubeti), kurutulmuş ağırlığının
yüzdesi olarak ifade edilir. Yani, yarısı kuru ahşap lifi ve yarısı da nem
olan bir parça ahşabın nem oranı %100 dür. Bu sebeple, yeşil kerestenin nem
içeriği %100 den çok daha fazla olabilir. Yeni kesilmiş ağaç kururken,
içerdiği nemin, kuru ağırlığının %30 u miktarına düşmesine kadar asıl
boyutlarını korur. Lif doygunluk noktası olarak bilinen bu noktadan itibaren,
kurudukça büzülür. Benzer şekilde, kuru ahşaptaki nem maksimum %30 oranına
kadar arttığında şişer. Nem oranının, bu oranın üzerine çıkması daha fazla
genleşmeye sebep olmaz. Nem hareketi, sehim (aşağı eğilme), burkulma ve
çatlama gibi şekil değişikliklerini de beraberinde getirebilir. Ortamın bağıl
rutubet değişiklikleri ahşabın nem oranını ve boyutsal hareketini etkilese
de, özellikle dış cephede kullanılan ahşap için asıl etken yağmur sularının
ahşabın içine girmesidir. En önemli yol da enine kesitlere ait yüzeylerdir.
Bunlar boyuna kesitlere ait yüzeylerin yüzlerce katı su emme kabiliyetine
sahiptirler. Düşük geçirgenliğe sahip türlerde, yatay kesitten suyun girmesi
yalnızca hafif ve yerel bir ıslanmaya neden olurken; geçirgenliği yüksek
ağaçlarda (yumuşak ahşaplarda) nem dağılımı hızlı ve oldukça fazla
olmaktadır. Kolaylıkla, %100'ün üzerindeki rutubet seviyelerine ulaşılabilir.
Ahşap ne denli dikkatli bir şekilde kurutulursa kurutulsun, nem alması,
çürümeye karşı önkoruma işlemi uygulanmış bile olsa, ahşabın özelliklerinde
boya tutma kabiliyetini de etkileyecek değişikliklere sebep olacaktır. Bu
nedenle özellikle ahşabın, doğrudan suyla temas halinde olduğu dış cephelerde
sıvı suyun geçişine karşı koyan ancak buhar halindeki suyun dışarı doğru
çıkışına izin veren mikrogözenekli boyalar kullanılmalıdır.
KURUTMA
Ahşap malzemeden istenen verimin alınabilmesi için uygun nem oranına
kurutulmuş olması gerekir. Bu da kurutma işleminin uygun koşullarda ve doğru
yapılmasıyla ilgilidir. Su; ağacın hücre boşluklarında serbest durumda, hücre
duvarlarında da öz içine nüfuz etmiş olarak bulunmaktadır. Kurudukça,
öncelikle serbest su kaybedilir. Yaklaşık olarak %30 nem içeriğinin biraz
daha altına kadar lifler doymuş ve şişmiş olarak kalır. Daha sonra kuruma,
kademe kademe gelişen çekme olayına neden olur.
Kurutma yöntemleri
Kurutma işlemi açık havada veya fırında gerçekleştirilebilir. Ancak doğal
kurutma (havada kurutma) uzun sürede yapılabilen ve koşulları zor bir
işlemdir. Özellikle %20'nin altındaki nem içeriklerine ulaşmak için fırında
kurutma gerekmektedir. Fırında kurutma işlemi için kullanılan çeşitli
yöntemler vardır, ancak işlemin esası tüm yöntemlerde ortaktır ve kurumanın
uygun nem oranında kalacak şekilde kontrol edilmesi gerekir. Bu durum, yapay
işlemlerde olduğu kadar doğal kurutma için de geçerlidir. Fırında kurutmanın
önemli bir ek avantajı ahşapta bulunan reçinenin dışarı atılmasını
sağlamasıdır. Bu da boyamada karşılaşılan reçine kusması problemini azaltır.
Ahşabın kurutulmasını hemen gerçekleştiren bir yöntem bulunmamaktadır. Uygun
işlem için biraz zaman tanınmalıdır, bu zaman genelde haftalarla ölçülür.
Ahşabın Düşmanları
Ahşap en eski inşaat malzemelerinden biridir. İşlenmesi kolaydır, hafiftir,
mukavimdir, ses, ısı ve elektrik yalıtımında mükemmel özelliklere sahiptir.
Ancak aynı zamanda biyolojik bir madde olan ahşap dış etkenlerle çeşitli
bozulmalara uğrar. Ahşaba uygulanacak çeşitli koruma işlemleri onu bu dış
etkilere karşı korur.
Ahşabın birçok biyolojik düşmanı da var. Mantarlar, bakteriler, böcekler ve
termitler. Bunlardan bazıları ahşabın tamamen yok olmasına bazıları ise
sadece görüntü bozukluklarına neden olur. İşte bu özellik acaba kötü mü?
Ormanda büyüyen ağaçların hiç yok olmadığını bir düşünün! Ahşap “doğada yok
olabilen” bir malzemedir. “Çöpü“ yoktur. İstendiği zaman ona, onu sonsuza
kadar yaşatacak tasarım ve teknolojiyi uygulayabilir, istediğimiz zaman da
yakabilir ya da çürümeye terk edebiliriz.
Ahşap nasıl kuru tutulur ?
Ahşabı tahrip eden canlıların yaşayıp gelişebilmesi için oksijen, ısı ve suya
ihtiyaçları vardır. Bu nedenle ahşap kuru tutulursa (nem oranı %20'nin
altında) çürüme belli bir ölçüde kontrol altına alınabilir. Gerçekten de
dayanıksız bir ağaç türü olan, akça ağaçtan yapılmış tabutlar Mısır
piramitlerinin kuru ve sıcak ortamında günümüze kadar sağlam kalabilmiştir.
Eski Türk evlerinde saçakların geniş tutulmasının bir nedeni ahşap cepheyi
yağmurun etkisinden korumaktır. Hizmet ömrü boyunca ahşap malzemeyi kuru
tutmak çok zordur. Dışarıda kullanılan ahşap, yağışlar nedeniyle, bina içinde
kullanılan ise hatalı su tesisatı, akan dam ve yoğunlaşma nedeniyle ıslanıp,
rutubeti, çürüme ortamı için uygun bir düzeye kolayca gelebilir. Ahşabın kuru
tutulduğunu varsaysak bile yaşayıp gelişmesi için gerekli suyu uzun
mesafelerden taşıyan “kuru çürüklük” mantarlarının, termitlerin tahrip edici
faaliyetlerini durduramayız. Ahşabı kuru tutmak için başvurulan yöntemlerden
biri de yüzeyi su geçirmeyen bir tabaka ile örtmek yani boyamaktır. Ancak,
ahşap çalıştığından boya tabakası kısa zamanda çatlar. Bu çatlaklardan giren
su ahşap malzemeyi ıslatır ve daha da kötüsü, üzerindeki boya tabakasından
dolayı buharlaşıp çıkamayarak mantarların gelişmesi için ideal bir ortamın
oluşmasına neden olur. Dış cephede kullanılan ahşaba macun uygulanması ve su
buharı geçirimsizliği yüksek boyaların kullanılması bu nedenle sakıncalıdır.
Dış cephede ahşabın üzerine macun sürülmemeli ve nefes alan ahşap boyaları
kullanılmalıdır.
Yeni Yüzey Koruyucular
Son yüzyilda gelişen kimya endüstrisi olağanüstü özelliklere sahip yeni
boyalar, vernikler, poliüretanlar, epoksiler... üretmiştir. Bu ürünlerin
çokluğu ve çeşitliliği ise kavram kargaşasına neden oluyor, doğru ürünü
seçmemizi zorlaştırıyor. Parke zemini üzerine uygulanacak bir ürünü seçerken
aşınmaya karşı dayanıklılığı, dış cephede kullanılacak bir ürünü seçerken ise
elastikliği, güneşe dayanıklılığı gibi özelliklerin aranması gerekir.
Özet olarak bütün bu yenilikler geleneksel koruma yöntemlerinin sınırlarını
zorlayarak ahşap endüstrisinin yeni koruma teknikleri geliştirmesine neden
olmuştur.
Güneş, Aşınma ve Boya
Ahşap aslında güzel yaşlanır. Güneşin etkisi ile rengi solar, grıleşir.
Rüzgâr ile taşınan toz toprak yüzeyini aşındırır ve aşırı olmadığı zaman hoş
bir görüntü oluşur. Ancak bu eskime zamanla güneş ve yağmurun etkisi ile
çatlamalara ve elyaf kaybına neden olabilir. Yüzeyde küf oluşabilir,
çatlaklarda pislik birikir, çatlağın büyümesi ile içeriye su bile girebilir.
Ahşabı bu tür bozulmalardan korumanın yolu yüzeyi bir “yüzey koruyucu” ile
kaplamaktır. Biz burada “yüzey koruyucu” deyimini boya, vernik, cila gibi
ürünlerin tümü için kullanıyoruz.
Boya Yüzeyi
Doğru yüzey koruyucuyu seçmek için ilk önce yüzeyi neden koruduğumuzu belirlemeliyiz.
Ahşap o kadar değişik amaçlara hizmet eden bir malzeme ki bu seçim her zaman
o kadar kolay olmayabilir. Ahşap zeminde kullanılacaksa, mekanik darbelere,
aşırı aşınmaya karşı dayanıklı poliüretan esaslı malzemeler, dış cephede
kullanılacaksa güneşe ve dış ortam şartlarına dayanıklı esnek ve nefes alan
dış ortam boyalarını seçmeliyiz. Yüzey koruyucu seçiminde ikinci kriter ise
elde edilmek istenen görüntü, ahşabın cinsi ve malzemeyi uygulama
olanaklarımıza bağlıdır. Türkiye'de çok sik yapılan bir yanlış ilk önce
ahşabın seçilip sonra görüntünün ve rengin belirlenmesidir. Doğrusu bunun tam
tersidir. Dış ortamda kullanılacak ahşap malzeme beyaza boyanacaksa mümkün
olduğu kadar az reçineli ve az budaklı bir ahşap türü seçilmelidir .
Özellikle ahşap cephe kaplamalarında reçineli ve budaklı sari çam, iroko gibi
renkli ekstraktif madde (ahşaptan dışarı sızan yabancı maddeler) içeren ağaç
türleri üzerinde beyaz ya da açık renk boyalar problem yaratır. Reçine ve
ekstraktif maddeler mikro gözenekli (nefes alan) dış ahşap boyalarının
üzerine sızarak zamanla cephede lekelerin oluşmasına sebep olur. Bu sızmayı
önlemek için boyanın altına macun ve benzeri maddeler kullanılırsa da, bu
sefer dışarıya sızmak isteyen reçine macun ile birlikte boyayı kaldırır ve çok
alışık olduğumuz “pul pul kabarmış, dökülmüş boya” görüntüsü ortaya çıkar.
Reçine sızması ısı derecesi ile doğru orantılı olduğundan koyu renk boyalar
yüzeyin daha fazla ısınmasına ve daha fazla yüzeye çıkmasına neden olur.
Ancak koyu renk boyalarda lekelenme fark edilmez ve görüntü bozulmaz.
Geleneksel “budak yakma” yönteminin boya performansına faydadan çok zararı
vardır. Geçerli bir nedeniniz yoksa, dış cephede kullanılan ahşap üzerine
hiçbir zaman tamamen şeffaf ve renksiz vernik uygulanmamalıdır . Renksiz ve
şeffaf vernikler ahşap yüzeyi mor ötesi ışınların etkisine karşı
koruyamazlar. Bu verniklerin bazıları güneşe karşı ultraviyole filtreleri
içerirler, ancak bu katkıların ömürleri dış ortamda kullanılan ahşap için
yeterli değildir. Bu tür vernik ve cilalar ancak yapı içinde kullanılan
mobilyalarda renk değişmesini önleyebilirler. Dış cephede kullanılabilen
şeffaf boyalarda muhakkak bir renk vardır. Bunlar, zamanla UV filtresi
etkisini kaybetmeyen doğal metal oksit pigmentler içerirler. Yüzey koruyucular
ahşaba çeşitli yöntemlerle uygulanabilirler, fırça ile, daldırma ile ya da
tabanca ile. Her boya her tür uygulamaya uygun değildir. En iyi sonucu
alabilmek için boyanın uygulanacağı ortam, işçiliği yapacakların deneyimleri
göz önünde bulundurulmalıdır. Şantiyede tabanca kullanmaktan geniş yüzeyli
panellere fırça ile boya yapmaktan kaçınılmalıdır. Göz önünde bulundurulması
gereken başka bir konu ise kullanılan boyanın kuruma hızıdır. Nefes alan boya
nedir ? Nefes alan boyalar, boyanan yüzeyde suyu geçirmeyen fakat su buharını
geçirebilen bir boya tabakası oluşturan ürünlerdir. Bunlar su buharı
geçirgenliği yüksek mikro gözenekli boyalar olarak da tanımlanabilirler. Dış
ortamda kullanılan ahşabın yağışlar ve havadaki rutubet değişmeleri nedeniyle
çalışması ya da ufak bir darbe alması sonucunda yüzeyde oluşabilecek ufak bir
çatlak ahşabın ıslanmasına neden olabilir. İşte boya tabakası altındaki
ahşabı ıslatan bu suyun kısa sürede kuruması, boyanın ve ahşabın ömrü için
çok önemlidir. ahşabın uzun süre ıslak kalması hem boyanın dökülmesine hem de
ahşabın çürümesine neden olur. Nefes alan ahşap boyaları örtücü ve şeffaf
olabilirler. şeffaf olanlar da renklidir ve büyük oranda doğal metalik
pigmentler ihtiva ederler, başka bir deyişle solmazlar. Bu boyalar aynı
zamanda ahşaba iyi nüfuz eder ve ahşapla birlikte çalışabilecek esnekliğe
sahiptir.
Su
esaslı mi, solvent esaslı mi ?
Son zamanlarda su esaslı boyaların moda olması bazı yanlış anlamlara neden
oluyor. “Su esaslı boyalar uzun ömürlüdür, solvent esaslılar çabuk bozulur”
gibi. Bu varsayım yanlıştır. Bazen solvent esaslı bir ürün su esaslıdan daha
uzun ömürlü olabilir. Bu konuda çevre ile ilgili de bazı yanlış varsayımlar
mevcut. Su esaslı ürünlerde solventlerin az olması boyama sırasında etrafta
bulunan insanların sıhhatleri için artı bir puan kuskusuz. Ancak bazı su
esaslı parke cilalarına yeterli sertliği sağlayabilmeleri için karsinojen
kimyasallar katılır. Bu nedenle ürünler kendi özellikleri ile
değerlendirilmeli, genel varsayımlardan kaçınılmalıdır. Yeni ürünler o kadar
karmaşık yapılara sahiptirler ki geleneksel sentetik-selülozik
sınıflandırması da artık geçerliliğini yitirmiştir.
Dış ortam boyalarının dayanıklılığı
Bir boyanın, özellikle dış ortamda, hizmet ömrünü saptamak
çok zordur. Kaç yıl dayanacağı uygulamaya, ahşabın cinsine ve en önemlisi
iklim şartlarına bağlıdır. Bir rakam vermek gerekiyorsa 3-7 yıl denilebilir.
Bu boyaların daha önemli bir özelliği hiçbir zaman pullanıp dökülmemesi ve
bakımlarının kolay olmasıdır. bazı kuruluşlar, örneğin İngiltere'de TRADA, bu
tür boyaları test edip tüketiciye bilgi verirler. Dış ortam boyaları önce
yağmur, sıcaklık ve güneşin etkisini taklit eden iklimlendirme etüvlerinde
test edilir, ancak asil değerlendirme hakiki saha deneyleri ile yapılır.
Yüzey İşlemleri
Bir boyanın dayanıklılığı, boyanın yapısı kadar uygulandığı yüzeyin
özelliklerine de bağlıdır. Dış ortam ahşap boyaları doğrudan temiz ahşabın
üzerine sürülmelidir. Bezir yağı, dolgu malzemeleri ve özellikle macun, dış
ortam boyalarının en büyük düşmanlarıdır. Genelde son görüntünün düzgün ve
pürüzsüz olması istendiğinden boya öncesi planya ve zımpara önerilse de, dış
ortamda yüzey ne kadar pürüzlü ise boya ömrü de o kadar fazladır. Kumlanmış
ya da sadece şeritten geçmiş dış cephe kaplamaları üzerinde boyanın hizmet
ömrü çok daha uzundur. Güneşten etkilenmiş yüzeylerde (solmuş ya da kararmış)
boya performansı kötüdür. Ahşap malzeme boyanmadan doğa şartlarında
bekletilmemeli, güneşten etkilenmiş yüzeyler ise boyanmadan önce iyice
zımparalanarak solmuş ya da kararmış tabaka tamamen kaldırılmalıdır.
Budaklardan reçine sızmasını engellemek ya da boya sökmek için yüzeyin
yakılması da boyanın hizmet ömrünü azaltır. Yanmış yüzey boyanın ahşaba nüfuz
etmesini engeller ve ömrünü kısaltır. Ahşap elemanların üretilmesinde tasarım
da her zaman çok önemlidir. Bunun en basit örneği, keskin köselerden kaçınma
gerekliliğidir. Ahşap profiller her zaman yuvarlatılmalıdır. Keskin köseler
üzerindeki boyanın ömrü yuvarlatılmışa göre çok azdır. Eski ahşap yüzeylerin
boyanması Eski ahşap yüzeylere dış ortam ahşap boyaları uygulanmadan önce
eski boyanın, özellikle boya yüzeyinde çatlaklar, kabarmalar, dökülmeler
varsa, tamamen sökülmesi güneş etkisiyle kararmış ve lif tahribatına uğramış
yüzeylerin zımpara ile temizlenmesi gerekir. Eğer eski boyanın ahşap yüzeye
tutunması tam ise sadece bir yüzey temizlemesi yeterli olabilir.
boyanın sökülmesi
Mevcut boyanın sökülmesi için çeşitli yöntemler mevcuttur.
Mekanik temizleme
En çok tavsiye edilen yöntem boyanın zımpara ile sökülmesidir. Bu yöntemle
hem bütün boyanın sökülmesi sağlanır hem de yeni boyanın uygulanması için
sağlıklı bir yüzey hazırlanır.Türkiye'de bu işlem için kullanılan klasik
titreşimli ve dairesel zımparalar yüzeyde istenmeyen ve düzeltilmesi zor olan
çizikler meydana getirmektedir. zımpara işlemini kolaylaştıran çok çeşitli
yeni aletler mevcuttur.
Sıcak hava tabancaları
Ahşap yüzeye zarar vermeyecek ikinci yöntem ise sıcak hava tabancaları
kullanmaktır. Sıcak hava tabancaları kullanıldıktan sonra yeni boyanın
sağlıklı bir şekilde ahşaba bağlanmasını sağlamak için yüzeyin zımparalanması
önerilir.
Yakma
Hızlı bir işlemdir ancak ahşap yüzeyde oluşan yanık bölgeler yeni boyanın
tutunmasını olumsuz yönde etkiler.
Boya sökücüler
Yukarıdaki metotların uygulanamadığı yerlerde solvent
tipi boya sökücüler kullanılabilir. Kostik içeren boya sökücüler daha hızlı
çalışır ancak yüzeyde zararlı kalıntılar bırakabilir. Boya sökücü
kullanıldıktan sonra yüzey temiz su veya solvent ile temizlenmelidir. Panjur
gibi yapıdan sökülebilen malzemeler için Türkiye için yeni bir yöntem ise
özel solventlere daldırmadır.
Çürüme ve böcek tahribatının
iyileştirilmesi
Boya söküldükten sonra çürümüş ya da elyafı zayıflamış
bölümler tamir edilmeli ve yüzeye fırça ile bir önkoruma maddesi
uygulanmalıdır.Yeni boya uygulanmasından önce koruyucu maddenin kuruması
beklenmelidir...
|